SON DK
Gündem

Sivas'ta Tarih Gün Yüzüne çıkıyor. 3 Bin 500 Yıllık Hitit Kenti Sarissa’da Kazılar Yeniden Başlıyor

Sivas’ın Altınyayla ilçesindeki Başören köyü sınırlarında bulunan, Hitit krallarının MÖ 1500-1400 yıllarında dini merkez olarak kullandığı 3 bin 500 yıllık Sarissa Antik Kenti’nde kazı çalışmaları yeniden başlayacak.

Haber Merkezi20 Ekim 2026 15:11
Sivas'ta Tarih Gün Yüzüne çıkıyor. 3 Bin 500 Yıllık Hitit Kenti Sarissa’da Kazılar Yeniden Başlıyor

Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, 3 bin 500 yıllık geçmişe sahip Sarissa Antik Kenti’ni ziyaret ederek bölgede yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Hititlerin önemli dini, siyasi ve idari merkezlerinden biri olan antik kentte kazı çalışmalarının 2027 yılında yeniden başlatılacağı açıklandı.

Sivas’ın Altınyayla ilçesine bağlı Başören köyü sınırlarında bulunan Sarissa Antik Kenti, yeni kazı çalışmalarıyla yeniden gündeme geliyor.

Sarissa’nın Hitit medeniyetinin önemli merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Vali Şimşek, bölgede bulunan tarihi tabletlerin kentin dini, siyasi ve idari açıdan taşıdığı önemi ortaya koyduğunu belirtti. Şimdiye kadar yapılan kazılarda 52 tabletin gün yüzüne çıkarıldığını aktaran Şimşek, saray kalıntılarının da antik kentin tarihine ışık tuttuğunu ifade etti.

Kazılarda bulunan dikkat çekici eserlerden biri olan ikiz boğa başlı Rhyton heykelinin bugün Sivas Arkeoloji Müzesi’nde sergilendiğini belirten Şimşek, benzer bir eserin de Hattuşa’da bulunduğunu ve Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde korunduğunu söyledi. Eserlerin Hitit kültürünü yansıtması bakımından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Sarissa’da 1993-2005 yılları arasında gerçekleştirilen kazılarda yaklaşık 4 bin 600 metrekarelik bir tapınağın ortaya çıkarıldığını kaydeden Şimşek, kentin Hitit kralları tarafından dini törenler için kullanıldığını anlattı. Özellikle ilkbahar aylarında Hattuşa’dan gelen kralların burada fırtına tanrısına ait kutsal alanı ziyaret ederek çeşitli ritüeller düzenlediği belirtildi.

Antik kentte bulunan yaklaşık 3 bin 500 yıllık Suppitassu Gölü’nün de dönemin su mühendisliği açısından önemli bir örnek olduğunu ifade eden Şimşek, göletin günümüzde hâlâ görülebildiğini ve bölgede benzer yapıların da bulunabileceğini düşündüklerini dile getirdi.